Yazı Detayı
10 Temmuz 2019 - Çarşamba 12:08 Bu yazı 44 kez okundu
 
“Ada Sahillerinde Bekliyorum...”
Dr. Ramazan Canural
 
 
Beklemek zordur…
Hele sevgiliyse beklenen, bu daha da zordur.
Kimbilir, daha romantik  ve zevkli olduğundan mıdır nedir; Türk sanat musikisine konu olan İstanbullu âşıklar,  sevgililerini genellikle sahilde beklerler.
          Ufkun öteki ucunda taaa uzaklarda bir vapur görünür, sevgilinin yürüyüşü gibi salına salına yüzerek yaklaşan…
            İskeleye demirleyince...
          Heyecan artar, kalp çarpıntısı başlar. Gözler vapurun merdivenlerine çevrilir. Aylardan beri özlemle beklenen sevgili belki de o vapurdan inip geliverecektir.
          Ve son yolcu da iner.  
          Ama heyhat…
          İşte yine gelmemiştir…
Nebiloğlu  İsmail Hakkı Bey'in  o muhteşem  hüzzam bestesi, ne güzel anlatır bu ümitsiz bekleyişi, Dr. Rahmi Duman'ın dizelerinde:
Beklerim her gün bu sahillerde mahzun böyle ben,
         Gün batar, kuşlar döner, dönmez bu yoldan beklenen,
         En nihayet anladım, yokmuş gören,  hatta bilen, 
         Gün batar, kuşlar döner,  dönmez bu yoldan  beklenen…
Fakir ve çaresiz âşık Suat' da, işte böyle ümitsiz bir aşkın kahramanıdır.  Sevdiği kız  Şadiye zengin bir konağın kızıdır. Adada tanışırlar ve birbirlerine aşık olurlar. Ama Şadiye'nin babası bu sevgiye şiddetle karşı çıkar ve  kızının  bu fakir delikanlıyla görüşmesini yasaklar.   
Kış gelir, Şadiye ailesiyle birlikte Adadan ayrılır. Genç Suat Adada kalır ve her gün sahilde, Şadiye'sinden mektup getirecek  posta vapurunu  bekler.
İki sevdalı arasında mektuplar gelir gider ama bir türlü bir araya gelemezler.  Çünkü katı yürekli baba Nuh der, peygamber demez.
Aylar geçer… 
Ümitsiz bir şekilde beklemekten usanan Suat bu hasrete dayanamaz ve fırtınalı bir akşam kendini denizin azgın sularına bırakır. 
O gün fırtına nedeniyle gelemeyen posta vapurundan ertesi gün Suat'a bir mektup çıkar. Bu, Şadiye'nin mektubudur. Mektupta Şadiye "Suat'ım, nihayet babamı evlenmemize ikna ettim, gelip beni ailemden isteyebilirsiniz," diye yazmaktadır. 
Ahh… Ah… Artık çok geçtir ve iş işten geçmiştir.
İşte bu acıklı  aşk hikayesinden aşağıdaki güzel İstanbul türküsü doğmuştur:
        Ada sahillerinde bekliyorum,
        Her zaman yollarını gözlüyorum,
        Seni senden güzelim, istiyorum,
        Beni şâd et Şadiye başın için.
 
            Nerede o mis gibi leylâklar,
            Sararıp solmak üzre yapraklar,
            Bana mesken olunca  topraklar,
            Beni şâd et Şadiye  başın için…
 
Etiketler: “Ada, Sahillerinde, Bekliyorum...”,
Yorumlar
Haber Yazılımı