Yazı Detayı
22 Ocak 2020 - Çarşamba 09:26 Bu yazı 28 kez okundu
 
“DATLIYI, DUZLUYU YEMECEZ, GEZENLECEZ, ZAYIFLECEZ...”
Dr. Ramazan Canural
 
 
im düşündüyse bu sloganı, çok isabetli olmuş.  Kurumsal olarak sloganın sahibi sanırım Burdur Sağlık Müdürlüğü.
  Son 20-30 yıldır  başımıza daha çok  musallat olan; obezite (şişmanlık), yüksek tansiyon (hipertansiyon), şeker hastalığı (diabetes mellitus), kemik erimesi(osteoporoz), kireçlenme (artroz), yüksek kan yağları (hiperlipidemi) inme (hemipleji) ve bunlara bağlı ruhsal bozukluklar (psikonevroz) gibi bazı yıkıcı hastalıklar var biliyorsunuz. İşte bunlardan korunma ve tedavide altın anahtarın sırrı, şu başlıktaki beş kelimenin içinde gizli.
Tekrarlayalım: "Datlıyı, duzluyu yemecez, gezenlecez, zayıflecez."  
İşte efendim, biz de bu günlerde birkaç arkadaş sabah kalkıp soğuğun, ayazın cirit attığı o saatlerde,  günde 8 km' nin altında olmamak şartıyla yürüyüş yapıyoruz. 
Şimdi bu yazının  konusu yürüyüşün  faydaları  galiba, diyorsanız, yanılıyorsunuz.  Konu o değil. 
Geçen gün yürüyüş yaptığımız ovada  tam "Eni Kuyusu" denilen mıntıkadan geçerken hafızam  birden beni  54-55 yıl öncesine  götürdü. Orada yaşadığım buruk ve tatlı bir anı vardı, o canlandı hayalimde.  Hemen oracıkta anlattım arkadaşlara. Kulak verelim:
"Güzün okullar açıldığı zaman en büyük ödülümüz, babamızın aldığı okul çantası olurdu. Haa okul açılmış ama, tarla tapan işleri bitmiş mi? Hayır, ne gezer?  Şu ilerde Eni Çayırı denilen yerde hasırdan evimiz vardı. Orada mısır soyar, mısır döver, hayvanları otlatırdık.  Ben o yıl ilkokul ikinci sınıfa başlamıştım. Kasım başına kadar oralarda olduğumuzdan okula da Eni Çayırından gidip geliyorduk. 
Şimdi kaybolmuş ama, o zamanlar tam  şurada  epeyce  derin  bir su kuyusu vardı. İçine bakmaya korksak da her gün mutlaka orada durur, dibine bakardık. Parlak güneşli havalarda  sudaki aksimizi görünce de  hoşumuza giderdi. 
Bir gün yine okuldan çıktık ve ovadaki evimize tek başıma  gidiyorum. Tam buraya gelince bende bir susuzluk, bir susuzluk! Çözüm ne? Kuyudan su çekmek!  Artık susamasam bile yalancıktan susamış oluyorum tabii. Çekeceğim o suyu başka çıkarı yok! 
Hemen işe koyuldum…Zincirle arkadaki ağaca bağlı olan bakracı kuyuya salıp tam suyu çekmek üzereyken… Hooop!  Koltuğumun altındaki çanta kayarak kuyuya düşüvermesin mi?  Eyvah, ne yapacağım ben şimdi? Çantanın içinde yeni alınan kitaplarım (Hayat Bilgisi, Türkçe, Matematik), bir tanecik defterim, silgim ve kalemim var.  Çantam da o kadar güzel ki! Kahverengi,  yepyeni,  ayna gibi parlıyor. 
Güzelim çanta gözümün önünde resmen kuyuda  yüzüyor.  Bi duysalar anam, babam; yiyeceğim dayağın haddi hesabı yok… Hiçbir çözüm bulamayıp ağlaya ağlaya  yoluma devam etmeye  hazırlanırken,  geriden birkaç öğrenci geldi.  Hepsi de benden büyük. Dördüncü beşinci sınıflarda okuyorlar ama, daha da  büyük görünüyorlar. 
Adı Ali olanı dedi ki: "Valla ben bu çantayı çıkarırım. Öteki: "Atma lan! Nasıl  olacakmış o iş?" Ali: "Şimdi görürsün!"  Ben de kenarda hıçkırarak ağlıyor, sonucu merakla bekliyorum… 
Ali, kenarında çengeli olan, sapan çatalına benzer bir ağaç düzdü. Düzdüğü ağacı iple bakraca  bağladı ve  bakracı  aşağı salladı. Hepimiz sonucu merakla beklerken Ali de bir taraftan uğraşıyor, ha bire ter döküyor.  Uğraştı, didindi,  sonunda çengeli çantanın kulpuna geçirmeyi başardı. Sonra  hooop… Çekti geldi. 
Bendeki sevinç, coşku ve  heyecan dorukta… Çantanın içindekiler ıslanma nedeniyle epey zarar görmüşler ama olsun, ne fark eder ki?  Islanan kitabı defteri bizimkilerden habersiz  üç-dört günde  kuruttum.   Biraz deforme olmuşlardı. Fakat kullanabiliyordum. Olaydan anamın babamın haberi olup olmadığını mı merak ediyorsunuz? Deli misiniz siz? Dayak yemenin âlemi yok…”
 
Etiketler: “DATLIYI,, DUZLUYU, YEMECEZ,, , GEZENLECEZ,, ZAYIFLECEZ...”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Şubat 2020
FELAKETLERDEN SİYASİ RANT ÇIKARMAK: AYIP OLMUYORMU?
71 Okunma.
05 Şubat 2020
MAKAMLAR BİZE NEYİ ANLATIYOR ?
33 Okunma.
29 Ocak 2020
DEPREME, HAZIRLIKLI OLMAK MÜMKÜN MÜ?
24 Okunma.
15 Ocak 2020
VAH İRAN, VAH!
31 Okunma.
08 Ocak 2020
“YETİŞİN DOSTLAR YETİŞİN, YANGIN VAR!”
31 Okunma.
25 Aralık 2019
Yarı Dalgalı Olmamalı Deniz !
51 Okunma.
18 Aralık 2019
Ah O Çocukluğumuzun Kışları!...
47 Okunma.
12 Aralık 2019
CEREN ÖLDÜ...
28 Okunma.
04 Aralık 2019
ANNA KARENİNA
35 Okunma.
04 Aralık 2019
Zaman Akıyor
27 Okunma.
22 Kasım 2019
Bu yıl 500 TL Kârdayız...
47 Okunma.
13 Kasım 2019
BÜLENT ARINÇ
91 Okunma.
06 Kasım 2019
HERŞEYİN SORUMLUSU CUMHURBAŞKANIMIDIR ALLAH AŞKINA?
55 Okunma.
30 Ekim 2019
Suriye’de Yeni Dönem
584 Okunma.
23 Ekim 2019
ABD’ye Güvenilir Mi?
407 Okunma.
16 Ekim 2019
Barış Pınarı Harekâtı
118 Okunma.
09 Ekim 2019
Ya Tutarsa...
124 Okunma.
26 Eylül 2019
Keşke...
104 Okunma.
18 Eylül 2019
CHANDLER...
109 Okunma.
04 Eylül 2019
GÜL...
96 Okunma.
30 Ağustos 2019
Her Telden... Ey Planlama Nerdesin?
121 Okunma.
07 Ağustos 2019
Hem Tatil Yap, Hem Para Kazan...
170 Okunma.
01 Ağustos 2019
“Evladım Sen Yazıcı Mısın?”
166 Okunma.
25 Temmuz 2019
Dile Kolay... Tam 38 Yıl
170 Okunma.
16 Temmuz 2019
“Bir Kına Gecesi”
161 Okunma.
10 Temmuz 2019
“Ada Sahillerinde Bekliyorum...”
152 Okunma.
03 Temmuz 2019
Dibek Taşında Keşkek Dövme ve Düğün İmecesi
200 Okunma.
26 Haziran 2019
“Şu Karşı Yaylada Göç Katar Katar”
180 Okunma.
18 Haziran 2019
Bizi Biz Mi Mutsuz Ediyoruz Yoksa Başkaları mı?
183 Okunma.
Haber Yazılımı