Tarihin Kalbi Kibyra'da Atıyor

Tarihin Kalbi Kibyra'da Atıyor

Kültür Yayın: 04 Ağustos 2026 - Salı - Güncelleme: 04.08.2026 12:06:00
Editör - Onur Şengün
Okuma Süresi: 6 dk.
128 okunma
Google News
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ilçemizin batı yakasında bulunan Kibyra Antik Kenti, her geçen gün artan ziyaretçi sayısıyla Türkiye'nin yükselen kültür turizmi destinasyonları arasında yerini sağlamlaştırıyor. Dünyada eşsiz yapım tekniğine sahip Medusa Mozaiği ve bu yıl ziyaretçilerin ilgisine sunulan Anıtsal Çeşme, yerli ve yabancı turistlerin tatil rotasında ilk sıralarda yer alıyor. İlçemiz Gölhisar’ın parlayan yıldızı olan ve "Gladyatörler Kenti" olarak da bilinen Kibyra Antik Kenti, son yıllarda gerçekleştirilen kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde ziyaretçi akınına uğruyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri tarafından sürdürülen bilimsel kazılarla her geçen yıl yeni tarihi yapılar gün yüzüne çıkarılırken, antik kent kültür turizminin en önemli merkezlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor.
Özellikle dünyada eşsiz yapım tekniğiyle dikkat çeken Medusa Mozaiği'nin yanı sıra, restorasyonu tamamlanarak yeniden su akıtılan Anıtsal Çeşme'nin ziyarete açılmasıyla birlikte antik kente olan ilginin katlanarak arttığı belirtiliyor. 
Kibyra Antik Kenti Kazı Başkanı, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, antik kentte yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını belirterek ziyaretçi sayısında tarihi bir artış yaşandığını söyledi. Özüdoğru, 2006 yılından bu yana aralıksız sürdürülen kazılar sayesinde Kibyra'nın ulusal ve uluslararası alanda tanınan önemli bir arkeolojik merkez haline geldiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Kibyra'da 2006 yılından bugüne kadar yürüttüğümüz kazılarda birçok önemli anıtsal yapıyı gün yüzüne çıkardık. Bunların başında dünyada tek yapım tekniğiyle üretilmiş olması nedeniyle büyük ilgi gören Medusa Mozaiği geliyor. Medusa Mozaiği, Kibyra'nın hem Türkiye'de hem de dünyada tanınmasını sağlayan en önemli eserlerden biri oldu."
Prof. Dr. Özüdoğru, Agora'da bulunan Anıtsal Çeşme'nin restorasyonunun tamamlanmasının ardından yeniden özgün kaynağından su verilmesinin büyük yankı uyandırdığını belirterek şunları söyledi: "2019 yılında kazısını tamamladığımız Anıtsal Çeşme'nin restorasyonu 2022 yılında tamamlandı. 2023 yılında ise orijinal su kaynağından getirilen su yeniden çeşmeden akıtıldı. Bu gelişme Medusa Mozaiği kadar büyük ses getirdi. Antik yapının yeniden eski işlevine kavuşması hem ziyaretçilerin hem de bilim dünyasının dikkatini çekti. Ulusal ve uluslararası basında geniş yer buldu. Bunun ardından ziyaretçi sayısında çok ciddi bir artış yaşandı."
Kazı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, Kibyra'nın gelecekte Türkiye'nin en önemli tarihi destinasyonlarından biri olacağını vurgulayarak şöyle konuştu: "Son yıllarda zaten ziyaretçi sayımız düzenli olarak artıyordu. Ancak Anıtsal Çeşme'nin restorasyonundan sonra bu rakam neredeyse 10 katına çıktı diyebiliriz. Kazı ve restorasyon çalışmalarımız sürdükçe bu artışın devam edeceğine inanıyoruz. Önümüzdeki yıllarda Kibyra'nın tıpkı Efes ve Pamukkale gibi ülkemizin en önemli tarihi ziyaret merkezlerinden biri olacağını düşünüyoruz."
Kazı çalışmalarının yalnızca mevcut yapılarla sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Özüdoğru, Agora'nın üçüncü terasında yeni yapıların ortaya çıkarıldığını ifade etti. 10 bin kişilik stadyumdaki kazıların tamamlandığını belirten Özüdoğru, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle restorasyon çalışmalarının başlayacağını söyledi. Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, Kibyra'daki Anıtsal Çeşme'nin Türkiye açısından da çok özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Türkiye'de antik dönemdeki özgün su kaynağından yeniden su getirilen yalnızca iki anıtsal çeşme bulunuyor. Bunlardan ilki Ağlasun ilçesindeki Sagalassos Antik Kenti'nde, ikincisi ise ilçemiz Gölhisar’da ki Kibyra Antik Kenti'nde yer alıyor. Bu durum Burdur'un kültür turizmi açısından ne kadar önemli bir potansiyele sahip olduğunu açıkça gösteriyor."
Burdur'un, Antalya gibi dünyanın önemli turizm merkezlerinden birine komşu olduğuna dikkat çeken Özüdoğru, kültürel miras yatırımları sayesinde ilin turizmden hak ettiği payı alacağına inandığını ifade etti. Kazı ve restorasyon çalışmalarının her yıl yeni eserleri gün yüzüne çıkardığını belirten Özüdoğru, açılan her yeni alanın ziyaretçi sayısını artırdığını söyledi. Gerek Medusa Mozaiği gerekse Anıtsal Çeşme ile adından söz ettiren Kibyra Antik Kenti, sadece Gölhisar'ın değil Burdur'un da en önemli turizm değerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle yaz sezonunda yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği antik kent, devam eden kazı ve restorasyon projeleriyle her geçen yıl daha fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Uzmanlar, tamamlanacak yeni restorasyon projeleri, ayağa kaldırılacak anıtsal yapılar ve gün yüzüne çıkarılacak yeni eserlerle birlikte Kibyra'nın önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin en çok ziyaret edilen antik kentleri arasında yer alacağını değerlendiriyor. Burdur'un kültürel mirasına büyük katkı sağlayan bu çalışmaların, bölge ekonomisine ve turizmine de önemli canlılık kazandırması bekleniyor.
Yorumlar (0)