31 Mart 2026 - Salı

Nasıl Da Yanılmışım!

Nasıl Da Yanılmışım!

Yazar - Dr. Ramazan Canural
Okuma Süresi: 2 dk.
61 okunma
Dr. Ramazan Canural

Dr. Ramazan Canural

-
Google News
Bir ay önce kendi kendime bir soru sormuştum:
“Kedi aslanla boğuşabilir mi?”
Aslan; ABD ve İsrail’di.
Kedi ise İran…
Rakamlar ortadaydı.
Silah gücü ortadaydı.
Teknoloji ortadaydı.
Sonuç da sanki baştan belliydi.
Ama değilmiş…
Ben, ABD’nin operasyon kabiliyetini abartmışım.
İsrail’in istihbarat gücünü gözümde büyütmüşüm.
MOSSAD devredeyken bu işin kısa süreceğini sanmışım.
Yanılmışım.
Hem de çok fena yanılmışım!
Çünkü tarih başka bir şey söylüyor:
Malazgirt Meydan Muharebesi,
Sayının değil, inancın kazandığı bir savaştır.
Bedir Savaşı,
Azın, çoğu yendiği bir doruk noktasıdır.
Mohaç Meydan Muharebesi,
Gücün, hızla birleştiğinde neye dönüştüğünün göstergesidir.
Çanakkale Savaşları,
“İmkânsız” denilenin nasıl mümkün olduğunu haykırır.
Demek ki neymiş?
Savaş sadece tank, uçak, füze değilmiş.
Savaş; inançmış.
Savaş; iradeymiş.
Savaş; dirençmiş.
Bir ay önce “biter” denilen savaş bitmedi.
“Teker teker çökerler” denilen bir ülke çökmedi.
Tam tersine…
Daha da kenetlendi.
İç karışıklık bekleyenler,
Muazzam “Birlik” görüntüsü izledi.
Dağılır denilenler,
Tek yumruk oldu.
Evet… 
İran ağır bedeller ödedi.
Ama diz çökmedi.
Ve dünya bir gerçeği bir kez daha gördü:
Hiçbir “çelik kubbe” kusursuz değildir.
Hiçbir güç dokunulmaz değildir.
Bir de şu var…
Aynı Allah’a inandığımız,
Aynı Peygamber’e ümmet olduğumuz,
Aynı Kitab’a bağlı bir halk söz konusuyken…
Sırf mezhep farkı yüzünden Emperyal güçlerin yanında saf tutmak…
Sadece bir tercih değil,
Aynı zamanda bir vicdan meselesidir.
Ben yanıldım.
Ama bu yanılgı bana bir gerçeği öğretti:
Bazen “kedi” sandığın,
Aslında köşeye sıkışmış bir aslandır.
Gönlümüz mazlumdan yana…
Gönlümüz direnenlerden yana…
Gönlümüz İran halkıyla…
#
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları