17 Ağustos 2026 - Pazartesi

BİR 14 AĞUSTOS SABAHI RUH HÂLİM

BİR 14 AĞUSTOS SABAHI RUH HÂLİM

Yazar - Dr. Ramazan Canural
Okuma Süresi: 4 dk.
85 okunma
Dr. Ramazan Canural

Dr. Ramazan Canural

-
Google News
Yarabbi!..
Ne güzel günlerden geçiyorum ben.
Rabbime hamdolsun.
Bak işte, dün yeni bir bebişimiz daha dünyaya geldi.
Oğlandan oğlan, kızdan kız torun.
Güzel günler sadece bu mutlu olayla sınırlı değil ki!
Bakın, yarım asırdır özlemini çektiğimiz, Müslüman ülkelerin bir araya gelip daha güçlü bir dayanışma içine girmesini sağlayabilecek Mekke Anlaşması imzalandı.
Olmayacak sandığımız bir şey oldu.
Ben bu Prens Selman’ın öncekilerden biraz farklı bir adam olduğunu, geçen yıl Hac’a gittiğimde bir parça incelemiş ve Suudi Arabistan için düşündüğü gelecek projelerinden anlamıştım.
Ülkesinin sadece petrol gelirleriyle ayakta kalmaması gerektiğini düşünüyor.
“Deniz bir gün biter. O halde ülkemiz için başka alanlarda da güçlü bir gelecek hazırlamalıyız” diyerek düğmeye basmış.
Konut, teknoloji, bilişim ve yapay zekâ alanlarında büyük projeler peşinde.
Henüz kırklı yaşlarında gencecik bir lider.
Pakistan derseniz, zaten nükleer güce sahip önemli bir İslam ülkesi.
ABD ile ilişkileri de güçlü.
İran savaşının sona erdirilmesi konusunda gösterdiği çabalar da ayrıca önemli.
Reisimizi derseniz…
Dünyada bilmeyen yok!
Yaptığı güzel işler bir köşe yazısına değil, ciltlerce kitaba sığmaz.
Üstelik bu yeni iş birliğinin genişleme ihtimali de konuşuluyor.
Mısır, İran ve diğerleri…
O zaman insanın aklına ister istemez şu geliyor:
Ortadoğu’da yeni bir dönem mi başlıyor?
İnşallah…
İnşallah bu yeni dönem, yıllardır kan ve gözyaşından başka bir şey görmeyen bölgeye biraz olsun huzur getirir.
İsrail’in Gazze’de yaptıkları ise insanın yüreğini yakmaya devam ediyor.
Hele o çocukların, o bebeklerin görüntüleri…
İnsanın söyleyecek sözü kalmıyor.
Dilerim bir gün, Filistinli çocukların kanı üzerinde siyaset yapanların değil, barış isteyenlerin sözü geçer.
Dedim ya…
Mutlu haberler peş peşe geliyor bugünlerde.
Bakın, “Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası” TBMM’den 467 gibi ezici bir oyla geçti.
Teşekkürler Recep Tayyip Erdoğan.
Teşekkürler Devlet Bahçeli.
Teşekkürler Numan Kurtulmuş.
Tek kelimeyle:
Tarih yazdınız!
İnşallah devamı da gelir.
Hayırlısıyla…
Hazır ABD de Ortadoğu’daki bazı hesaplarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalmışken, İran ve Rusya da kendi meseleleriyle uğraşırken, Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe yürümesi için önümüzde önemli bir fırsat var.
İnşallah bu fırsatı iyi değerlendiririz.
Ayağına taş değmesin Türkiye’m.
Ülke dün yeni bir haberle güne uyandı:
“Süleymancılar’a operasyon.”
Haberlerde 100 milyar TL’yi aşan bir para hareketinin yurt dışına çıkarıldığına ilişkin iddialar ve soruşturma kapsamında yapılan mali tespitlerden söz ediliyor.
Bu rakam doğru mu, değil mi?
Bunu soruşturma ve yargı süreci ortaya çıkaracak.
Ama yıllardır kamuoyunda tartışılan bu yapı hakkında devletin yaptığı operasyonun, elbette hukuk içinde ve suçla suçsuzu birbirinden ayırarak yürütülmesi gerekiyor.
Çünkü mesele bir inanç meselesi değildir.
Mütedeyyin vatandaşlarımızın meselesi hiç değildir.
Mesele, varsa suç işleyenlerin hesabını vermesidir.
Devletim bu konuda artık tecrübeli.
Nereden?
FETÖ’den.
Devlet, dini hassasiyetleri olan milyonlarca insanla, bu hassasiyetleri kendi çıkarları için kullananları birbirinden ayırabilecek basirete sahiptir.
Son bir şey daha…
Yahu bu Almanya’yı da pek anlayamadım ben.
DHKP-C’si, PKK’sı, FETÖ’sü…
Derken şimdi de “Kuriş Suç Örgütü” diye bir yapılanma çıkıyor karşımıza.
Üstelik Almanya’da milyonlarca euroluk bir genel merkez tartışması da gündemde.
Kuzum siz, Türkiye’nin aleyhine faaliyet gösterdiği iddia edilen ne kadar yapı varsa ülkenizde barındırmak zorunda mısınız?
Biz mi yanlış anlıyoruz?
Yoksa Almanya’nın Türkiye sevgisi biraz fazla mı gelişmiş?
Neyse…
Bugünlük bu kadar.
Çünkü biliyorsunuz, bugün benim için başka bir mutluluk var.
Bir torunum daha dünyaya geldi.
Hoş geldin Hande’cik.
Allah sana güzel, sağlıklı, uzun bir ömür versin.
#
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları