11 Şubat 2025 - Salı
Delbek
Delbek
Yazar - Dr. Ramazan Canural
Okuma Süresi: 4 dk.
187 okunma

Dr. Ramazan Canural
-Facebookta "Fısıltı Havadis" adlı "fake" bir hesap açılmış ve burada bir delbek resminin altına şöyle yazılmış:" Gölhisar'da bir delbekçi eksikti şimdi o da gelir oldu."
Tabii bu ifadeler hem delbekçileri hem de onları Gölhisar'a getireni aşağılamak amacıyla yazılmış.
Bu delbekçileri Gölhisar'a getiren organizasyonun başındaki arkadaşımız "tamam," demiş, "bu resmi koyan ve altına yazıyı yazan Canural'dan başkası olamaz."
Yani beni peşin peşin hedef tahtasına oturtarak günahımı almış.
Şimdi…
Bu bilgiler ışığında ben de üç beş kelam ederek konuyla ilgili görüşlerimi açıklamak istiyorum:
Sevgili Kardeşim,
Seçimlerde benim karşımda yer alman, senin Gölhisar için yaptığın güzel şeyleri küçümsemek hakkını bana vermez. Seçim başka bu başka... Bu konuda duygusallık ve kindarlık bana yakışmaz.
Gölhisar'daki bir kafede güzel organizasyonlar tertip ederek, yerel sanatçılara müzik gösterileri sunmalarını sağlamanız; yerel müziğimizin yaşatılması, yayılması, yerel sanatçıların korunması, folklorumuzun yaygınlaşması adına güzel bir kültürel faaliyettir.
Kutluyorum sizi!
Müzik her zaman sevdiğim, ilgi duyduğum bir alan olduğu için müzisyenlere de hep saygı ve sevgiyle yaklaşmak gibi bir prensibim vardır.
Sırf bu nedenle Denizli Devlet Hastanesi Başhekimliğim döneminde, 2000 kişilik kalabalık personelimizin arasından, musikişinaslardan oluşan iki grupla Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Koroları kurmuş biriyim. Çok güzel işler çıkaran o arkadaşlarıma da her zaman teşekkür etmişimdir.
Gözümün nuru iki evladımı da musikiye yönlendirip, birini ud diğerini de kanun icracısı olarak yetiştirdim. Şimdi onlar da asıl mesleklerinin yanında Ankara ve İstanbul'daki özel korolarda enstrüman çalıyorlar.
Delbek, tef, bendir, darbuka farketmez; bütün vurmalı çalgılar, mızraplılar, üflemeliler, yaylılar vb. bütün enstrümanlar, insan ruhunu rahatlatan ve ona dinginlik veren çok güzel aletlerdir. Onları çalanlar da ritm duygusuyla nota ve matematik hafızası gerektiren bu becerileri ortaya koyabilen çok zeki ve kıymetli dostlarımızdır.
Sağolsunlar, varolsunlar!
Tabii Gölhisar'da böyle bir ortamı oluşturduğunuz için size de tekrar çok teşekkür ediyorum sevgili Kardeşim.
Son olarak…
Güvenilir hadis kaynaklarından Tirmizi'nin "nikah" bölümünden, tarihi bir-iki anekdot aktaralım:
Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: "Nikahı ilan edin, onu mescitlerde kıyın ve onun üzerine def çalın!" Hz. Aişe, Es'ad İbn Zürare'nin (r.a) yetim kalan kızı Fariga'yı himaye edip yetiştirmiş ve ensar'dan bir erkekle evlendirmişti. Gelini götürüp dönünce Allah'ın elçisi şöyle buyurdu:
"Ey Aişe; gelinle birlikte def çalıp şarkı söyleyecek bir hanım göndermediniz mi?"
Yine Hz. Aişe anlatıyor:
"Birgün Rasulullah (s.a.v.) yanıma girdi. Yanımdaki iki cariye Buas günü şarkısı söylüyorlardı. Rasulullah yatağa uzandı ve yüzünü öbür tarafa çevirdi. Bu arada babam Ebu Bekir (r.a) de yanımıza girdi ve beni azarlayarak : "Rasulullah ( s.a.v.) ın yanında şeytan çalgısını mı çalıyorsunuz?" dedi. Rasullullah (s.a.v) babama dönerek: "Onları (rahat) bırak," dedi.
Sonuç olarak;
Haram sınırlarına dayanmadıkça müzikle ilgilenmek, onu söylemek, çalmak ve dinlemek caizdir.
Bütün müzikseverlere saygılar sunarım.
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları