23 Aralık 2025 - Salı

Hem Nalına Hem Mıhına...

Hem Nalına Hem Mıhına...

Yazar - Dr. Ramazan Canural
Okuma Süresi: 4 dk.
177 okunma
Dr. Ramazan Canural

Dr. Ramazan Canural

-
Google News
Atatürk:”Türk Milleti çalışkandır, Türk Milleti zekidir…” demiş. O zamanlar belki çalışkandık, ama,  bugün maalesef! Ortalık  kafeden, kahvehaneden geçilmiyor, insanımız oralarda pinekliyor.  Çoğumuz,  üç kuruşluk asgari ücrete veya  emekli maaşına talim. 
Üretim mi? 
Aylık alıyoruz ya. Ne gerek var  üretmeye.
“Zekidir!” konusuna gelince… Aziz Nesin’e sorarsanız,  o da değil.
İLLA ÜRETİM…İLLA ÜRETİM… 
Bu ülkede sadece üretimle her işin halledileceğini  sanan  bir kesim  vardır. Üretim  der de, başka bir şey demez. Benim gibi. Oysa üretmek tek başına  yetmez. Ürettiğin şeyi satamıyorsan ne olacak? Çöpe bir dök, iki dök. Sonuç hüsran! …
Aklıma geldikçe gülerim. Taa gençlik yıllarımda, benim ilçemde, bu ilçenin kalkınmasını salça fabrikası kurulmasına bağlayan insanlar vardı. Geçtiğimiz yerel seçimlerde hâlâ  bunun  rüyasını  görenlere rastladım.  
Onlara;  
“Yahu abi senin dediğin salça fabrikasında 20-25 kişi çalışır. O da mevsimlik, üç-beş ay. Gerisi ne olacak?  Bunu bu kadar abartmayın,” desen. Adam seni küçümseyici  bakışlarla şöyle bir süzer  ve cevabı yapıştırır: “Efendim fabrika  önemli.  Sen ne dersen de. “
BATI’DAN SEÇMECE İTHALAT
200 yıldan beri Batı’nın kötü olan nesi varsa ışık hızıyla hemen  ülkemizde: 
İçki,  Uyuşturucu,  Çıplaklık, Aile kavramının hızla bozulması, oğurganlık hızının azalması ve yaşlı nüfusun artması vs…  
İyi olanları ise ülkeye  kamplumbağa hızıyla giriyor: 
Çalışkanlık,  İş disiplini,  Teknoloji, Üretim,  Eğitimlilik…
Bugün Batı  Başkentlerinde insanlar akşam erkenden  evine kapanır.   
Paris, Londra, Viyana, Budapeşte, Prag vb. Avrupa şehirlerinde  saat 21 den sonra  sokaklarda  insan  bulamazsın;  ama İstanbul, İzmir, Kahire, Riyad, Bombay  gibi metropollerde sokak ve caddeler sabaha kadar ışıl ışıl ve hareketlidir. İnsan kaynar.  Neden? Çünkü biri ertesi sabah erkenden işe yetişecektir, öbürü öğleye kadar yatacaktır.     
ÜNLÜLER, UYUŞTURUCU VE IŞILTILI BATIŞ
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonları aralıksız sürüyor.
  Medya dünyası,pop âlemi, magazin evreni… Uyuşturucunun o ışıltılı “karanlığına”  pek bir heves etmişler. Savcıya, hakime, polise, jandarmaya buradan selam olsun! 
Suça bulaşan, özendiren, ortam hazırlayan kim varsa:
Sonuna kadar gidilsin…
Ünlü olmak serbest, 
Ama örnek olmanın bedeli var.
İSTANBUL’A  İKİNCİLİK! 
Dünyanın en pahalı şehirleri listesinde İstanbul ikinci sıradaymış.
Şaşırdım mı? 
Hayır.
Liste şöyleymiş:
Seul, İstanbul, Oslo, Stockholm, Kyoto, Atina, Sydney, Auckland, Münih, Singapur, Londra, Miami… Demek ki bizim ünlülerin ikide bir  Miami’den yazlık alması boşuna değilmiş. Baksanıza sıralamadaki yerine. Meğer orası ucuzmuş!
Emekli maaşından…
Biraz para biriktirsek,
Biz de mi oradan bir yazlık alsak? (Şakası bile  sevimsiz!) 
Ama listede Kyoto var da Tokyo yok.
Oradan aklıma bir anekdot  geldi.
TOKYO’DA BİR KİLO KİRAZ
90’lı yıllar…
Enflasyon bizde yine şahlanmış.
Diyanet Tokyo’ya  bir cami yaptırıyor, bir de imam gönderiyor.
Maaşı duyunca imam sevinçten uçuyor:  “1500 dolar! Köşeyi döndük!”
(Çünkü Türkiye’de imam maaşları o zamanlar 500 dolar bile değil)
Bir gün canı kiraz çekiyor.
Manava giriyor,
“Bir kilo ver” diyor.
Manav bakıyor…bakıyor…
Herkes 200-250 gram alırken, bizimki  kiloluk istiyor. 
Sanki adam dolar milyarderi! 
Ödeme zamanı:
Borcumuz?
“7600 Yen( yani 49 dolar!) efendim.”
Bizimkinde şafak atıyor:  “Ah Türkiyem  vah Türkiyem! ”
SDG  VE OSMANLI TOKADI
SDG, Suriye’de silah bırakmaya niyetli değilmiş.
İsrail’e güveniyorlarmış.
Bence durum net: 
Canları Osmanlı tokadı istiyor.
Gerekirse Erdoğan–Şara iş birliğiyle bu “tokat meselesi” teknik olarak çözülebilir.
#
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları